Huzura Dogru Dini Kitablar Islam Iman
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Kâinatın genişlemesi
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Yemek yedirmede tekellüf
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Adâletin ve huzûrun kaynağı
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Bir nazarı kâfiydi...
İsmail Yağcı
iyagci@tgrt.com.tr

Çanakkale Deniz Zaferimizin yıl dönümü
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Ölümü hatırlamanın faydaları...
Dr. Şükrü Cido


Üst solunum yolu enfeksiyonları -ll-
Ahmed Doğrusözlü
bilgi@tg.com.tr

İslâm târihi boyunca çok yüksek medeniyetler kurulmuştur
M.Necati Özfatura
necati.ozfatura@tg.com.tr

Anayasaya AB ayarı
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

“O zaman sözün bana tesir etmedi”
Ekrem Buğra Ekinci
ekrem.ekinci@tg.com.tr

YARGI REFORMUNU Osmanlı da yapmıştı
Arama


Dini kelimeler ara
Kelime Anlamlari
Sadece Internet Explorer ile oluyor
Isaretlediginiz Kelimeyi
Buraya tiklayarak
arayin
Haberler
Linkler
Bana iyi bir elbise yapıver





Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer.

Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider.

Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der.

-Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler.

Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun.

Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder.

Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz.

Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Usta terzi de :" Bismillah" deyip iki dizi üstüne gelir.

Kumaşı söyle bir tahmin edip sındısını eline alır, Padişahın nasıl gönlünden geçerse işte tam öyle, mükemmel bir elbise biçer.

Padişah överek ihsanlar eder. Terzi ihsanları alıp elbiseyi dikmeye gider.

Nice zaman sonra, bir gün padişah gezmeye çıkar.

Şehri dolaşırken bir oğlan çocuğunu o eşsiz kumaştan bir elbise ile görür.

Padişah hayret ederek elbisenin aslını teftiş edip araştırır.

Çocuğun, o elbisesini diken adamın oğlu olduğunu öğrenir.

Terziyi getirtip: -Usta, bu elbisenin parçasını nerede buldun?

Terzi: -Sultanım size dikilen elbisenin artan parçasıdır.

Padişah: -Ya bizim terzi başı "Bu kumaştan bir kaftan çıkmaz" derdi.

Sen hem tam çıkardın hem de oğluna kaftan yaptın, nasıl oldu? der.

Terzi: -Sultanım onun oğlu büyüktü; kaftan çıkmaz demesi onun içindi, der.









Copyright © Huzura Dogru Dini Kitablar Islam Iman

Yayinlanma:: 2007-05-08 (888 Okunma)

[ Geri Dön ]