Sual: Bazı gruplar diyorlar ki, (gayrı müslimlerle arkadaş olmadan onlara İslamiyeti nasıl anlatacağız? İlk önce onlarla samimi olacağız ki, böylece bizim her sözümüze güvenecekler.) Bu sözleri doğru mudur?
CEVAP
Kafirlerle dostluk kurmak câiz değildir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Müminler, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allahın dostluğunu bırakmış olurlar.) [Al-i İmrân 28]
(Kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allaha aittir.) [Nisa 139]
(Ey iman edenler, Yahûdileri de, Hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar, [İslâma olan düşmanlıklarında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51]
(Zâlimler, [Kâfirler, İslâma olan düşmanlıklarında] birbirinin dostudur. Takva ehlinin dostu ise Allahtır.) [Casiye 19]
Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Kâfir bir kavmi seven veya onlarla dostluk kuran kimse, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberânî]
Peygamberimiz, (Bid'at sahibine düşman gözü ile bakan kimsenin kalbini Allahü teâlâ emân ve îman ile doldurur. Bid'at sahibini kötü bileni Allahü teâlâ, Kıyâmet gününün korkularından korur. Bid'at sahibine hakâret edene, Allahü teâlâ, Cennette yüz derece ihsân eder. Bid'at sahibini güler yüzle karşılıyan veya ona iyilik eden, Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselâma göndermiş olduğu islâmiyeti beğenmemiş olur) buyurdu.
İmamı Rabbani hazretleri 54. mektubunda buyuruyor ki:
İyi biliniz ki, bid'at sahibi ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, katkat daha fenadır.
Mazher-i Cân-ı Cânân hazretleri buyuruyor ki,
(Kâfirleri ve bid'at sahiplerini ve açıkça günah işlemeye devam eden fâsıkları sevmememiz emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, selâm vermemeli, arkadaşlık yapmamalıdır. Zarûret ve ihtiyaç olduğu zaman, zarûret miktârı kadar, bu yasaklara izin verilmiştir. Bu zaman, onlarla ihtilât câiz olur ise de, kalbin yine onları sevmemesi lâzımdır)
Müminin kâfiri sevmesi, arkadaşlığı üç türlü olur:
Birincisi, onun küfrünü beğenir. Bunun için sever. Bu muhabbet yasaktır. Çünkü onun dininden razı olmuştur. Küfrü beğenen kâfir olur. Böyle muhabbet, imanı giderir.
İkincisi, herkesle iyi geçinmek için, kâfire dost görünmektedir. Bu yasak değildir.
Üçüncüsü, ikisi ortasıdır. Onlara meyleder, yardım eder. Dininin bâtıl olduğunu bilerek, akrabalık, iş arkadaşlığı sebebi ile dostluk yapar. Bu muhabbet küfre sebep olmaz ise de, caiz değildir. Çünkü bu muhabbet, zamanla dinini beğenmeye sebep olur. (Mektubat-ı Masumiyye c.3, m.55)
Şimdiye kadar gelen islam alimleri, bunlar gibi diyalog kurmamışlar. Kitap neşretmişlerdir. Onlara zulmetmemişlerdir. Gerektiğinde cehenneme gitmeyip, cennete gitsinler diye kılıçla yola getirmeye çalışmışlar, savaş etmişlerdir.