Huzura Dogru Dini Kitablar Islam Iman
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Zekât kimlere verilir
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Cömertliğin ölçüsü
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Berat; temize çıkmak, kurtulmak demektir
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Peşinden takip etti
İsmail Yağcı
iyagci@tgrt.com.tr

Kıbrıs’ın Fethi ve Barış Harekâtı
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Başıboş bırakılan çocuğu sokak yetiştirir!..
Dr. Şükrü Cido


İlk yardım: Yabancı cisim şüphesinde nasıl yardım edilmelidir?
Ahmed Doğrusözlü
bilgi@tg.com.tr

Osmanlı sultânları hakkında...
M.Necati Özfatura
necati.ozfatura@tg.com.tr

Demokrasiye “Evet”
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Baba Nîmetullah Nahçıvânî
Ekrem Buğra Ekinci
ekrem.ekinci@tg.com.tr

NÂMAĞLUP BİR HÜKÜMDAR EMiR TiMUR
Arama


Dini kelimeler ara
Kelime Anlamlari
Sadece Internet Explorer ile oluyor
Isaretlediginiz Kelimeyi
Buraya tiklayarak
arayin
Haberler
Linkler
Kâbrimi ziyaret edene, şefaatim vacip olur





Sual: Hacca gidenin Resulullahın kâbrini ziyaret etmesi gerekir mi?

CEVAP
Resulullahın, kabr-i şerifini ziyaret etmek, çok şerefli bir ibâdettir. Bunu kabul etmiyen, Allah ve Resulüne muhalefet etmiş olur. Kabr-i şerifi ziyaret etmenin vacip olduğunu bildiren âlimler de vardır. İmam-ı Nevevî buyurdu ki: (Resulullahın yattığı yer müstesna, gök yerden üstündür.) Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Hac edip de, beni ziyaret etmiyen bana cefa etmiş olur.) [M. Ledünniyye] (Beni vefatımdan sonra ziyaret eden, hayatımda ziyaret etmiş gibidir.) [Beyhekî] (Kâbrimi ziyaret edene, şefaatim vacip olur.) [İbni Huzeyme] (Sadece beni ziyaret için gelene kıyamette şefaat etmem vaciptir.) [Taberânî] (İmkânı varken, beni ziyarete gelmiyen, bana cefa etmiş olur.) [İ.Neccar] (Sevap umarak beni ziyaret eden, kıyamette bana komşu olur.) [M. Ledünniyye]

Hasan-ı Basrî hazretleri bildiriyor:
(Hatem-i Esam, kabr-i şerifin yanına varıp dikildi, “Ya Rabbi, Peygamberinin şerefli kâbrini ziyaret ettik. Bize rahmet et) diye duâ etti. O anda şöyle bir nida geldi: (Biz, seni kabul ettiğimiz için, Habibimizin kâbrini ziyaret etmene izin verdik. Sen ve seninle beraber olan ziyaretçiler, affedildi.)

Ziyarete giderken, çok salevat getirmeli, Medine-i münevvere görülünce, yine salât ve selam etmelidir! (Ya Rabbi, sen bu ziyaret sebebiyle, bana iki cihan saadetini müyesser eyle) demelidir!

Gusletmeli ve temiz elbiseler giyinmeli, vasıtadan inerek şehre girinceye kadar ağlayarak yaya yürümelidir!

Benî Abdül-Kays elçisi Medine'ye geldiklerinde Fahr-i kainat efendimizi görünce, develerini çöktürmeden, yere atlayıp, Resulullaha doğru koşuştular. Fahr-i âlem efendimiz, onların bu davranışlarını çirkin görmedi. Selef-i salihin, Medine-i münevvereye yaklaşınca, inip yaya yürürlerdi. Böyle yapmak edep gereğidir.

Allame Ebu Abdullah b. Reşid anlatır:
(Hicri, 684'de Medine'ye geldim. Vezir Ebu Abdullah bin Ebil-Kasım benimle idi. Gözleri ağrıyordu. Medine'ye yaklaşınca, bineklerimizden inip yaya yürümeye başladık. Vezir de, Kabr-i şerifin şevkiyle yaya yürüdü. Hemen o saat gözlerine şifa ihsan edildi. Kendi hâlini anlatan çok güzel bir kaside yazdı.)

Ziyaretten önce iki rekat namaz kılmak müstehaptır. Bazı âlimler dedi ki:

(Bu, efendimizin, şerefli yönünden değil de, başka yönden gelen içindir. Fakat Onun karşısından gelenler için müstehap olan, ziyareti namazdan önceye almaktır.)

Eshab-ı kiramdan Hz. Cabir diyor ki:
(Seferden gelmiştim. Hemen geldiğim gibi gidip Resulullaha selam verdim. O da mescidin önlerinde duruyordu. (Mescidde namaz kıldın mı) buyurdu. Ben de: Hayır, dedim. (Hemen git, mescide gir, namaz kıl. Ondan sonra gel, bana selam ver) buyurdu. (İbni Hubeyb)

Ziyaretçi, huşû ve hudû ile selam vermelidir! Sesini ne çok yüksek, ne de fısıltı derecesinde alçak etmeli, orta derecede çıkarmalı ki, edebe uygun olsun.

Hz. Ömer, Resulullahın mescidinde, Yüksek sesle konuşan Taifli iki kişiye; “Eğer bu şehir halkından olsaydınız, Resulullahın mescidinde böyle yüksek sesle konuştuğunuz için sizi döverdim” dedi. (Buharî)

Ziyarette duruş şekli
Fahr-i kainat efendimizi ziyaret ederken, Mübarek yüzüne karşı durup, arkasını kıbleye vermelidir! Halife Mansur, (Ziyarette, Kabr-i şerife mi, kıbleye mi döneyim) diye sorunca, İmam-ı Malik, (Fahr-i kainat, sana ve baban Hz. Âdem'e kıyamette şefaatçıdır. Ona arka dönülmez) buyurdu.

Şerefli kâbre çok yakına varmamalı, sağlığında, şerefli huzurunda nasıl durulursa, öyle edepli durmalı, önüne bakmalı, etrafa bakmaktan sakınmalıdır!

Ziyarette, Peygamber efendimizin güzel yüzünü zihninde canlandırıp, derecesinin büyüklüğünü, makamının yüceliğini ve hürmetinin üstünlüğünü hatırına getirmelidir!

Nurlu Ravdaya varınca, Peygamber efendimize, (Esselamü aleyke eyyühen-nebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtüh) diyerek selam vermelidir! Sonra, sağ tarafındaki Hz. Ebu Bekir'e, ondan sonra yine onun sağındaki Hz. Ömer'e selam vermeli. Ondan sonra yine Resulullah efendimizin güzel yüzüne mukabil olan yere gelip Allaha hamd, Resulüne salevat getirmeli, duâ ve istiğfar etmeli, (Allahım, Efendimizin mübarek makamında ettiğim tövbemi kabul eyle) demelidir!

Peygamber efendimiz işitir ve cevap verir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Bana selam verilince, Hak teâlâ ruhumu iade eder, selamını alırım.) [E.Davud]









Copyright © HuzuraDogru



Yayinlanma:: 2004-02-22 (326 Okunma)

[ Geri Dön ]
Kitap Sipariş
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 Mezhep ve Mezhepsizlik
 Neleri Yiyip İçebiliriz
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsim Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
Hayatın İçinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar