Sual: Şefaate layık olmak için ne yapmalı?
CEVAP
Evliyâya yalvarınca, Allahü teâlânın merhamet edeceğini, (Allahın sevdiği kulları hatırlanırsa, Allahü teâlâ merhamet eder) hadîs-i şerîfi de göstermektedir. (İ.Ahmed)
Peygamberden şefâat istemek, tabîbden ilâç istemek, buluttan yağmur beklemek gibidir. Böyle sebeplere yapışmak, Allahü teâlâya şirk olmaz. O’nun âdetine uymak, O’na itâat etmek olur.
Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
(Bana itâat etmek isteyen, Resûlüme itâat etsin!) [Nisâ 80]
İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki:
(Şefâatin hak olduğuna inanmak, Ehl-i sünnet itikâdındandır. Fakat öyle günahlar vardır ki, şefâat ile önlenmez. Nitekim Allahü teâlâ, (Onlar, Allahın hoşnut olduğu kimselerden başkasına şefâat edemez) buyurdu. Her günah, şefâatle önlenseydi, Peygamber efendimiz, Allahü teâlâya isyân edilmemesi lâzım geldiğini bildirmezdi. “Nasıl olsa şefâat var” diyerek takvâyı bırakıp isyâna dalmak, bir hastanın akrabâsı olan doktora güvenip, bizim doktor nasıl olsa tedâvi eder diye, kendini tehlikelere atmasına benzer. Bilmeli ki doktor, her hastalığı değil, bazı hastalıkları tedâvi edebilir. Şu hâlde doktora güvenip de, hastanın zararlı şeyler yiyip içmesi doğru olmaz.
İşte şefâat sâhibi peygamberlerin, sâlihlerin yakınlarına yapacakları şefâatleri de böyle anlamak gerekir. Hepsi Cennetle müjdelenen Sahâbe-i kirâm bile, Resûlullahın şefâatine kavuşacaklarını bildikleri hâlde, yine de, korku içinde ibâdete sarılmışlar, taş, toprak, kuş olmayı istemişlerdir. O hâlde şefâate lâyık olmaya çalışmalıdır! Resûlullah efendimiz, şefâat isteyen bir Sahâbîye, (Sen de bu hususta namaz kılıp, çok secde etmekle bana yardımcı ol) buyurdu. (Müslim)
Hazret-i Ali, “Dost edinin, dostlarınız sizin için dünya ve âhıret sermâyesidir, şefâatçilerinizdir” buyuruyor.